Samanyolu'nun Kolları Neden Net Değil?
Samanyolu'nu yüzünden göremeyiz, içinden görürüz. Kolların neden tek bir fotoğrafla kapanmadığını ve Güneş'in merkezde olmadığını anlatıyoruz.
Başka gökadaların sarmal kolları fotoğrafta net durur. Samanyolu'nun kolları öyle durmaz. Çünkü biz diskin içindeyiz. İçeriden bakınca kol, gökyüzünü saran soluk bir kuşak gibi görünür. Kuşağın hangi parçasının hangi kol olduğu, tek kareyle kapanmaz.
İçeriden bakmak
Bir ormanın içinden ormanın haritasını çıkarmak, tepeden bakmaya benzemez. Ağaçlar birbirini örter. Samanyolu'nda örten şey tozdur. Toz, görünür ışığı keser. Merkeze doğru bakınca yıldızların çoğu gizlenir. Bu yüzden kollar, optik bir fotoğrafın üzerinde kalemle çizilmiş gibi okunamaz.
Radyo dalgaları tozdan daha az etkilenir. Hidrojenin belirli bir radyo ışığı, gazın nerede toplandığını gösterir. Kızılötesi de tozun arkasındaki yıldızları seçer. Harita, bu dilimlerin birleştirilmesidir. Tayfın hangi diliminin neden yere inmediği pencere yazısında anlatılır. Kol haritası, o pencerelerin bir uygulamasıdır.
Kol bir duvar değildir
Yaygın resim, kolların bir yoğunluk dalgası olduğudur. Yıldızlar kolun içinde gömülü kalıp onunla birlikte dönmez. Gaz, dalganın içine girerken sıkışır ve orada daha çok yıldız oluşur. Oluşan parlak yıldızlar kolu aydınlatır, sonra kısa ömürleri bitince söner. Kol, ışıklı bir trafik sıkışıklığıdır. Arabaların kendisi yoluna devam eder.
Bu resim her ayrıntısıyla kapanmış değildir. Kaç ana kol olduğu ve mahmuzların nereye bağlandığı, yeni ölçümle ince ayar görür. İnce ayar, sarmalın uydurma olduğu anlamına gelmez. İçeriden bakmanın bulanık olduğu anlamına gelir.
Güneş merkezde değil
Güneş, gökadanın merkezinde durmaz. Merkezden on binlerce ışık yılı dışarıdadır. Ana kollardan birinin tam ortasında da değildir. Daha küçük bir mahmuzun civarındayız. Gökyüzünde gördüğümüz parlak desenler, bu mahmuzun bütün haritası değildir. Desenin bir projeksiyon olduğu takımyıldız yazısında durur. Kuşak ise diskin kendisidir.
Merkezde çok yoğun bir yıldız topluluğu ve kütlesi Güneş'in milyonlarca katı bir kara delik vardır. Kara deliğin ufku, diskin tamamını yutan bir ağız değildir. Ufkun ne olduğu ayrı bir yazıda anlatılır. Merkez, kolların çizildiği yer değil, çekimin en sıkı olduğu yerdir.
Büyük ölçekte bir nokta
Samanyolu, komşu gökadalarla birlikte bir grubun içindedir. Grup da daha büyük bir ağın düğümüdür. O ağ ayrı bir yazıda ele alınır. Kol haritası, o ağın yanında küçük bir iç planıdır. İç plan bulanık diye ağ da bulanık sayılmaz. Ölçekler ayrıdır.
Haberde Samanyolu'nun yeni fotoğrafı diye bir kare görünce sorulacak şey, bunun yüzden bir görüntü mü yoksa içeriden derlenmiş bir harita mı olduğudur. Yüzden görüntü, bizim gökadamız için elde yoktur. Eldeki, dilim dilim toplanmış bir modeldir.
Sık sorulan sorular
Samanyolu'nun sarmalını neden net göremiyoruz?
Çünkü diskin içindeyiz ve toz, görünür ışığı keser. Harita radyo, kızılötesi ve yıldız sayımlarından derlenir. Tek bir optik kare yoktur.
Güneş bir kolun tam ortasında mıdır?
Ana kolların tam ortasında sayılmayız. Merkezden on binlerce ışık yılı dışarıda, daha küçük bir mahmuzun civarındayız. Merkezde değiliz.
Kollar yıldızlardan yapılmış sabit bir duvar mıdır?
Yaygın resim, bir yoğunluk dalgasıdır. Gaz dalgada sıkışır, parlak yıldızlar orada kısa süre aydınlatır. Yıldızların hepsi kol ile birlikte kilitli dönmez.