Çift Yarık Deneyi: Tek Parçacık, Çizgili Desen
Tek tek gönderilen parçacıklar nasıl çizgili bir desen kurar? Çift yarık deneyinin gösterdiğini ve bilince bağlanan iddiayı ayırıyoruz.
İki dar yarıktan ışık geçirin. Karşıdaki perdede düz iki leke değil, aydınlık ve karanlık çizgiler oluşur. Bu, dalgaların birbirine eklenip sönmesidir. Asıl şaşırtıcı olan, aynı çizgilerin tek tek gönderilen parçacıklarda da belirmesidir. Her parçacık perdede tek bir nokta bırakır. Noktalar biriktikçe çizgili desen ortaya çıkar. Parçacık yayılmaz. Desen, çok sayıda varışın dağılımıdır.
Dalga gibi birikmek
Işıkta çizgiler yüzyıllardır bilinir. Elektron gibi kütleli parçacıklarda da benzer bir birikme görülür. Parçacıklar birlikte gönderilmek zorunda değildir. Kaynak, perdede bir sonraki noktadan önce yalnızca bir parçacık bırakacak kadar yavaşlatılabilir. Noktalar yine çizgilere oturur. Demek ki desen, iki parçacığın havada çarpışmasından doğmaz. Tek parçacığın iki yarıklı düzene verdiği dağılımdır.
Dağılım, her parçacığın nereye düşeceğini tek tek söylemez. Birçok parçacığın nereye daha sık düşeceğini söyler. Kuantum kuramı bu sıklığı hesaplar. Hesap, telefonunuzdaki bazı parçaların da dayandığı aynı çerçevenin bir ucudur. O çerçevenin günlük yüzü ayrı bir yazıda anlatılır. Çift yarık, o yüzün laboratuvardaki en sade gösterimidir.
Yol bilgisi deseni bozar
Parçacığın hangi yarıktan geçtiği ölçülürse çizgiler silinir. Perdede iki yığılma kalır. Ölçüm, bir insanın merakla bakması değildir. Yarığa konan bir dedektör, parçacıkla fiziksel olarak konuşur. Bu konuşma, iki yolun birlikte iz bırakmasını bozar.
Buradan bilincin deneyi yönettiği sonucu çıkmaz. Dedektör kapalıyken odada bir gözlemci olsa da desen durur. Dedektör açıkken odada kimse olmasa da çizgiler gider. Ayıran, birinin haberi değil, yol bilgisini kaydeden etkileşimdir. Haberi sonradan okumak, çoktan olmuş etkileşimi geri saramaz.
Ne olduğu tartışılır, ne ölçüleceği değil
Dalga fonksiyonunun neyin dalgası olduğu, yorumlar arasında açıktır. Kimi yorum onu bir bilgi ölçüsü sayar. Kimi, başka türlü bir gerçeklik tasviri kurar. Bu ayrılık, çizgilerin yerini değiştirmez. Aralık, yarık genişliği ve parçacığın dalga boyu desenin sıkılığını belirler. Aynı düzen, aynı dağılımı verir. Veren şey, hangi felsefi cümlenin tercih edildiği değildir.
Bu ayrım, yöntemin sade bir uygulamasıdır. Sınanan, perdedeki sıklıktır. Sınanmayan, dalganın bir zihin ürünü olup olmadığıdır. İkincisini birincisinin yerine koymak, deneyi bir hikâyeye çevirir.
Günlük nesnede neden görmeyiz
Bir toz tanesi de kuramda bir dalga boyu taşır. O boy, yarıkların ölçeğinden o kadar küçüktür ki çizgiler birbirine yapışır. Yapışınca desen, bildiğimiz iki lekeye döner. Çizgiyi seçmek için ya çok küçük bir kütle ya da çok dar ve kontrollü bir düzen gerekir. Masa üstündeki bir bilye bu yüzden iki kapıdan geçerken girişim deseni bırakmaz. Bırakmaması, kuralın sadece laboratuvarda uydurulduğu anlamına gelmez. Ölçeğin, deseni gizlediği anlamına gelir.
Tek tek nokta ile toplu çizgiyi birden beklememek de gerekir. Bir elektron perdede bir yerdedir. Çizgi, binlercesinin haritasıdır. Haritayı tek bir noktadan okumak, yağmurun ıslaklığını bir damladan çıkarmaya benzer. Damla gerçektir. Islaklığın deseni, damlaların sayısıyla belirir.
Sık sorulan sorular
Parçacık aynı anda iki yarıktan mı geçer?
Yol ölçülmezse varışlar, iki yolun birlikte ürettiği desene oturur. Yol ölçülürse desen silinir. Bu, parçacığın perdede yayılmış bir leke bıraktığı anlamına gelmez. Her biri tek noktaya düşer.
Bakan kişi deseni bozar mı?
Hayır. Bozan, yol bilgisini kaydeden fiziksel ölçüdür. Odada biri olması ya da olmaması, dedektör kapalıysa deseni silmez.
Desen her nesnede görünür mü?
Günlük kütlelerde dalga boyu o kadar küçüktür ki çizgiler seçilmez. Seçilmemesi, etkinin yalnızca bir anlatı olduğu anlamına gelmez.